İFTAR SOFRASI ŞİŞMANLAMA SOFRASI OLMASIN

İFTAR SOFRALARI DEYİNCE HERKESİN AKLINA ETLER, YAĞLI YEMEKLER, ZEYTİNYAĞLI DOLMALAR, PATLICANLI KEBAPLAR VE BİNBİRTÜRLÜ YEMEKLER GELİYOR.

HALBUKİ İFTAR SOFRASI ÇOK SADE OLMALI. BU SADELİK SAĞLIMIZA ÇOK YARARLI. MESELA BİR TAS ÇORBA. BİR KAP SEBZE YEMEĞİ VE BİRDE İÇECEK GİBİ.

Oruç tutanların saatler öğleyin 12.00 yi geçince akılları hep iftar sofrasında. Peki iftar sofrası nasıl olmalı. Bu konuda çok şey izledik ve okuduk. Ama olsun sitemizde de bu konuda söylenmiş bir şeyler olsun ve kulaklara küpe olsun.

Oruç tutarken, sadece iftarla yetinmenin doğru değil, muhakkak sahura kalkmamız gerekiyor.

Ancak sahurda ağır yemeklerden kaçınmalıyız. Hafif yemeli, kahvaltı şeklinde bir şeyler yemeliyiz. O saatte ağır ve fazla yemek midemizi ve bünyemizi zorlar. Burası çok önemli.

Sahurda yemek yedikten sonra hemen yatağa girmek de doğru değildir. Biraz bekleyip imsak olduktan sonra namazı kılıp öyle yatmak daha güzel bir davranış. Hatta sabah namazı camide kılınabilir.

Sahurda yemeğinden hemen sonra yatanlar sabahleyin uyanınca kendilerini bir hoş ve midelerinin üzerinde bir ağırlık hissederler. Bu orucun değil, yanlış tatbikatın sebep olduğu bir haldir. Tok karına uyumaktandır.

Nasıl iftarda aşırı yemek doğru değilse, sahurda da öyledir.

Meselâ mukaddes topraklarda iftar yemeği geniş bir zamana yayılır. Önce namaza başlamadan, ezan okununca hurma, yoğurt ve ekmekten oluşan iftariyelik yenir.

Sonra cemaatle namaz kılınır. Daha sonra herkes evine, ikametgahına dağılır ve akşam yemeği o zaman yenir.

Böylelikle hem aşırıya kaçılmamış, hem de mideye birden yüklenilmemiş olur. Lütfen Ramazan’da sağlıklı beslenme kurallarına dikkat edelim. Orucu daha sağlıklı tutalım.

İftarla ilgili tavsiler ise şunlar bunlar benim kişisel görüşlerim değil beslenme uzmanlarının tavsiyeleri:

İftarda aşırı yemekten, midemizi doldurmaktan kaçınmalıyız. "Allah katında kapların en kötüsü, tıkabasa dolmuş olan midemizdir." diye söylüyor din adamları.

Gündüz yemediğimizi, akşam bir oturuşta toplayıp yersek, nefsimizi mağlup etmek nasıl mümkün olacaktır? Halbuki birçoğumuz bunun aksine olarak, yiyeceklerini Ramazan’a ayırıp çeşitli, mütenevvi ve nefis yemeklerle akşam sofrasına oturup diğer aylarda yemediklerini bu ayda yemeği bir alışkanlık haline getirmişlerdir.

Bu istenen neticeyi vermez. Çünkü oruçtan maksadın takvaya ulaşmak için biraz acıkmak ve şehveti kırmak olduğu din alimlerince belirtiliyor.

Mideyi akşama kadar bekletip acıktırdıktan ve akşamüzeri bol ve nefis yemeklerde karşısına çıktıktan sonra kuvvetinin artıp , nefsin azacağı beelittiliyor.

Orucun sırrı ve ruhu, nefsin kuvvetlerini zayıflatmak ve yok etmektir. Bu da ancak az yemek ile mümkündür.

Bunu için iftarda aşırıya kaçmadan yemelidir. Hatta açlığı tutması ve bedenin zayıfladığını hissetmesi için gündüzleri fazla uyumamak da orucun edeplerindendir.

Kısaca iftara yüklenmeyelim. Ama yükleniyoruz işte herkes akşam olmadan evine gitmenin telaşı içinde. Nedir yani. Yolda kaldı isek bir ayranla, iki hurma ile 100 gr kızarmış kestane ile de orucumuzu açıp açlığımızı bastırabiliriz.

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR